Tarih: 29 Ağustos 2014 , Cuma | Okunma Sayısı: 2333 |

Aflatoksin

Aflatoksin

Aspergillus adı verilen mantar türü tarafından üretilen ve bilinen en toksik ve kanserojen maddelerden biri. DDT'ten(zehirli ve inatçı bir böcek öldürücü) yaklaşık 20 kat daha toksik.
Ingiltere'de 1960'larda önce hindi ve ördek yavrularında meydana gelen seri ölümlere, hayvan yemi olarak kullanılan brezilya fıstığı üzerindeki aspergillus flavus adlı mantarın ürettiği toksinin neden olduğu anlaşılınca adı aflatoksin olmuş ve hayvanlar ve insanlar üzerindeki etkileri o dönemden itibaren ilgi görmeye başlamış. 
Aflatoksinler, en fazla aspergillus flavus tarafından salgılanır, kokusuz tatsız ve renksizdirler.
Aflatoksinler genellikle:
-tahıllar (mısır, buğday, pirinç, hayvan beslemek için kullanılan tahıllar...), 
-kabuklu yemişler (badem, fındık, fıstık...),  
-yağlı tohumlar (çam fıstığı, aycekirdeği..),  
-kuru meyveler (kuru incir, kuru kayısı...),  
-baharatlar(kırmızı biber karabiber...) ve 
-kahve üzerinde çoğalırlar. 
En sık kontamine olan ürünler:  mısır, yerfıstığı ve pamuk tohumudur(cottonseed). Özellikle mısır hem insan, hem de hayvan beslenmesinde önemli bir orana sahip olduğundan özellikle mısırların aflatoksinden korunmasına dikkat edilmelidir. 
Aflatoksin içeren hayvan yemlerinin tüketilmesiyle, yumurta, süt ve süt ürünleri ve ette de aflatoksin metabolitleri bulunabilir. 

Dünyada çok yaygın olarak bulunurlarsa da genellikle 40' kuzey ve 40'güney enlemleri arasındaki tropikal aralıkta daha sık görülür. Kuraklık, yüksek sıcaklık ve böcek istilası, hasat öncesinde mantarların yerleşmesi için uygun ortam sağlar, hasat sonrasında da nemli ve ılık ortamda da güzelce çoğalarak aflatoksin üretimi başlar. Bugünkü şartlarda, aflatoksin üretiminin tamamen engellenmesi mümkün değildir. Hasat öncesi bulaşmanın önüne geçmek çok mümkün gibi gözükmüyorsa da, hasat sonrası depolama, nakletme ve işlenme sırasında mantar ile kontaminasyonun en aza indirgenmesi için çalışmalar devam etmektedir.
Aflatoksinle kirlenme kaçınılmaz olduğundan bugün bütün ülkeler, bu tehlikeden korunmak ve ihraç ettikleri ürünlerin geri dönüşlerini engellemek için aflatoksin düzeyleri için limitler belirlemişlerdir. Ürün üzerinde aflatoksin ürediğinde onu elimine etmek çok güç olduğundan, çalışmalar daha çok bulaşmanın engellenmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Aflatoksin insanlarda özellikle karaciğerde hasar yapar. Karaciğer hasarı türe, cinsiyete, yaşa ve beslenme durumuna göre değişir  ve akut ve kronik olabilir.  Akıt zehirlenmelerde karaciğerde ağır zehirlenme belirtileri görülür, ölüm oranı yaklaşık %25'tir . Akut zehirlenmeler dönem dönem dünyanın farklı bölgelerinde görülebiliyor. Kronik zehirlenmeler ise karaciğer kanseriyle (dünyada en sık görülen kanserler arasında 6.sırada, genellikle gelişmekte olan ülkelerin problemi) sonuçlanıyor ve halk sağlığı açısından daha önemli bir konu. 
Hayvanlardan ise en sık kümes hayvanları olmak üzere, kuşlar, memeliler ve  balıklar etkileniyor ve daha farklı bulgular veriyor. 

Alatoksinler oldukca dayanıklı, genellikle rutin pişirme ile aflatoksin etkilenmez. Ph degişiklikleri (asit ya da alkali ile muamele edilmesi) aflatoksinleri etkisiz hale getirir; ama o zaman da ph değişikliklerine bağlı yan etkiler ortaya çıkabilir. Fiziksel yöntemlerden ise yıkamak ve kabukların ayıklanması aflatoksin miktarının azaltılmasını sağlar.
Yerfıstığı, kaju tüketirken kavrulmuş olanlarda aflatoxin olasılığı çiğ olanlardan daha azdır çünkü kavrulma ile ürün üzerindeki nem uzaklaşmış olur, böylece mantar üremesi için uygun ortam bozulmuş olur.

Aflatoksinden korunmada:
-Belirli markaları tercih edin
-Üzerinde küf olan, renk değiştirmiş, acılaşmış kuru meyveleri, kabuklu yemişleri, yağlı tohumları tüketmeyin.
-Kuru meyveleri, kabuklu yemişleri açtıktan sonra buzdolabında saklayın, direkt güneş ışığından uzak tutun.
-Paket açıldıktan sonra kısa sürede tüketmeye çalışın, depolama yapmayın.
-Son kullanım tarihinden önce mutlaka tüketin
-Açık satılan kuru meyve ve kabuklu yemişleri bilinen ve çok döngüsü olan kuruyemişçilerden alın.

 

katID==108) { ?> Yukarıda yazılı olan tüm olaylar gerçekte yaşanmış olup, çocukların yaş ve cinsiyetleri ve olayın seyri hasta mahrumiyeti açısından anlatım sırasında değiştirilmiş olabilir.

Üye girişi

Şifre Beni Hatırla Şifremi Unuttum
Üye Ol

Reklam

Bu sitede yazılan herşey bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye niteliğindedir. İlaç, reçete ve tedavi yerine geçmez. Özellikle tıbbi durumlarda bebeğiniz/çocuğunuzu en iyi tanıyan, bebeğinizin gelişimini takip eden çocuk doktorunuza danışmanız önerilir.
Web Tasarım Artonomi Web Tasarım
Tarih: 29 Ağustos 2014 , Cuma | Okunma Sayısı: 2333 | Yazdır

Aflatoksin

Aflatoksin

Aspergillus adı verilen mantar türü tarafından üretilen ve bilinen en toksik ve kanserojen maddelerden biri. DDT'ten(zehirli ve inatçı bir böcek öldürücü) yaklaşık 20 kat daha toksik.
Ingiltere'de 1960'larda önce hindi ve ördek yavrularında meydana gelen seri ölümlere, hayvan yemi olarak kullanılan brezilya fıstığı üzerindeki aspergillus flavus adlı mantarın ürettiği toksinin neden olduğu anlaşılınca adı aflatoksin olmuş ve hayvanlar ve insanlar üzerindeki etkileri o dönemden itibaren ilgi görmeye başlamış. 
Aflatoksinler, en fazla aspergillus flavus tarafından salgılanır, kokusuz tatsız ve renksizdirler.
Aflatoksinler genellikle:
-tahıllar (mısır, buğday, pirinç, hayvan beslemek için kullanılan tahıllar...), 
-kabuklu yemişler (badem, fındık, fıstık...),  
-yağlı tohumlar (çam fıstığı, aycekirdeği..),  
-kuru meyveler (kuru incir, kuru kayısı...),  
-baharatlar(kırmızı biber karabiber...) ve 
-kahve üzerinde çoğalırlar. 
En sık kontamine olan ürünler:  mısır, yerfıstığı ve pamuk tohumudur(cottonseed). Özellikle mısır hem insan, hem de hayvan beslenmesinde önemli bir orana sahip olduğundan özellikle mısırların aflatoksinden korunmasına dikkat edilmelidir. 
Aflatoksin içeren hayvan yemlerinin tüketilmesiyle, yumurta, süt ve süt ürünleri ve ette de aflatoksin metabolitleri bulunabilir. 

Dünyada çok yaygın olarak bulunurlarsa da genellikle 40' kuzey ve 40'güney enlemleri arasındaki tropikal aralıkta daha sık görülür. Kuraklık, yüksek sıcaklık ve böcek istilası, hasat öncesinde mantarların yerleşmesi için uygun ortam sağlar, hasat sonrasında da nemli ve ılık ortamda da güzelce çoğalarak aflatoksin üretimi başlar. Bugünkü şartlarda, aflatoksin üretiminin tamamen engellenmesi mümkün değildir. Hasat öncesi bulaşmanın önüne geçmek çok mümkün gibi gözükmüyorsa da, hasat sonrası depolama, nakletme ve işlenme sırasında mantar ile kontaminasyonun en aza indirgenmesi için çalışmalar devam etmektedir.
Aflatoksinle kirlenme kaçınılmaz olduğundan bugün bütün ülkeler, bu tehlikeden korunmak ve ihraç ettikleri ürünlerin geri dönüşlerini engellemek için aflatoksin düzeyleri için limitler belirlemişlerdir. Ürün üzerinde aflatoksin ürediğinde onu elimine etmek çok güç olduğundan, çalışmalar daha çok bulaşmanın engellenmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Aflatoksin insanlarda özellikle karaciğerde hasar yapar. Karaciğer hasarı türe, cinsiyete, yaşa ve beslenme durumuna göre değişir  ve akut ve kronik olabilir.  Akıt zehirlenmelerde karaciğerde ağır zehirlenme belirtileri görülür, ölüm oranı yaklaşık %25'tir . Akut zehirlenmeler dönem dönem dünyanın farklı bölgelerinde görülebiliyor. Kronik zehirlenmeler ise karaciğer kanseriyle (dünyada en sık görülen kanserler arasında 6.sırada, genellikle gelişmekte olan ülkelerin problemi) sonuçlanıyor ve halk sağlığı açısından daha önemli bir konu. 
Hayvanlardan ise en sık kümes hayvanları olmak üzere, kuşlar, memeliler ve  balıklar etkileniyor ve daha farklı bulgular veriyor. 

Alatoksinler oldukca dayanıklı, genellikle rutin pişirme ile aflatoksin etkilenmez. Ph degişiklikleri (asit ya da alkali ile muamele edilmesi) aflatoksinleri etkisiz hale getirir; ama o zaman da ph değişikliklerine bağlı yan etkiler ortaya çıkabilir. Fiziksel yöntemlerden ise yıkamak ve kabukların ayıklanması aflatoksin miktarının azaltılmasını sağlar.
Yerfıstığı, kaju tüketirken kavrulmuş olanlarda aflatoxin olasılığı çiğ olanlardan daha azdır çünkü kavrulma ile ürün üzerindeki nem uzaklaşmış olur, böylece mantar üremesi için uygun ortam bozulmuş olur.

Aflatoksinden korunmada:
-Belirli markaları tercih edin
-Üzerinde küf olan, renk değiştirmiş, acılaşmış kuru meyveleri, kabuklu yemişleri, yağlı tohumları tüketmeyin.
-Kuru meyveleri, kabuklu yemişleri açtıktan sonra buzdolabında saklayın, direkt güneş ışığından uzak tutun.
-Paket açıldıktan sonra kısa sürede tüketmeye çalışın, depolama yapmayın.
-Son kullanım tarihinden önce mutlaka tüketin
-Açık satılan kuru meyve ve kabuklu yemişleri bilinen ve çok döngüsü olan kuruyemişçilerden alın.