Tarih: 24 Ağustos 2014 , Pazar | Okunma Sayısı: 1668 |

Balık ve deniz ürünleri

Balık ve deniz ürünleri

BALIK ve DENİZ ÜRÜNLERİ
Balık ve diğer deniz canlıları et,süt, yumurta gibi biyolojik kalitesi yüksek besinlerdendir. Özellikle protein ve omega 3'ten zengindir. Protein miktarı balık türleri arasında büyük farklılık göstermezken, yağ miktarları arasında büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle balıkların enerji değerleri, bileşimlerinde bulunan yağ miktarına göre değişir.  Balığın yağ içeriği balık türüne, mevsime, beslenme özelliklerine, suyun tuz oranı gibi birçok faktöre bağlı olarak yüzde 1-14 gibi geniş bir aralıkta değişir. Yine de, balıklar aynı miktardaki sığır, domuz, koyun veya kümes hayvanlarının etleri ile karşılaştırıldığında genellikle daha az miktarda yağ içerdiğinden düşük yağlı besinler olarak kabul edilir. Orta yağlı 100 gram balık yaklaşık 18-20gr protein içerir ve 150 kaloridir. Demir, kalsiyum, iyot, fosfor, selenyum ve flor ve özellikle D vitamini kaynağıdır. C vitaminininden fakirdir.

Balıketinin diğer etlere göre daha az miktarda kollajen içermesi ve bağ dokusunun zayıf olması, kaslarının kısa olması, kolay pişmesini, pişirilince yumuşak olmasını ve kolayca dağılmasını sağlar. Böylece balıketi proteinleri sindirim enzimleri tarafından kolayca parçalanıp kolay emilir. Bu nedenle kırmızı eti sevmeyen, çiğneyemeyen çocuklarda balık tercih edilir.
Çocuk  ve erişkinlerin sağlıklı durumlarının devamı ve çocukların sinir sistemi  özellikle beyin ve göz gelişimlerinde omega3 çok önemlidir. Erişkinlerde ise kalp hastalıkları ve hipertansiyona karşı koruyucu kabul edilmektedir. Doğada en önemli omega 3kaynağı özellikle somon, palamut, uskumru, sardalya, hamsi gibi yağlı balıklardır. (Ve krill) 
Yıllık balık tüketimi dünyada ortalama 16 kilogram, Avrupa Birliğinde (AB) 22 kilogramdır. İzlanda'da bir kişinin yıllık su ürünleri tüketimi 90 kg’ı bulduğu, Japonya'da bir kişinin yılda ortalama kendi ağırlığı kadar su ürünü tüketttiği biliniyor. Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemde, kişi başı balık tüketimi yılda sadece 8 kilogramdır...Ama....Denizlerin kirlenmesiyle beraber balık ve deniz canlılarında da başta civa olmak üzere ağır metallerin birikimi ciddi potansiyel tehlikeleri de beraberinde getirmekte.
Özellikle fetus ve bebeklik dönemlerinde civanın sinir sistemi üzerine toksik etkileri bilindiğinden, hamile kadınlar, emziren kadınlar ve bebekler için balık tüketimi tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. 

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Mercury_in_fish


-uzun süre yaşayan balıklarda civa ve diğer ağır metallerin depolanma olasılığı, kısa ömürlü balıklara göre daha fazladır
-civa özellikle yağlı dokuda biriktiğinde. yağlı balıklar daha büyük risk altında.
-AAP (Amerikan Pediatri Akademisi) köpek balığı, kılıç balığı, uskumru gibi büyük balıkları küçük balıkları tüketip vücutlarında civa biriktirdiklerinden dolayı hamillelerin ve hamile olma ihtimali olanların ya da hamilelik planlayanların ve bebeklerin tüketmesini önermiyor
-soğuk deniz balıkları daha yağlıdır ve omega 3içerikleri daha fazladır ama civa daha az içerirler.
Civa etkilerinden korunmak için:
-düşük civa içeren balıklar tercih edilmeli ( Türkiye denizlerindeki balıklarda civa oranları? )
-haftada 2'den fazla balık tüketilmemeli

Normalde balıklar omega3'ü denizlerdeki alg ve yosunlarla beslenerek elde ederler; oysa çiftlik balıkları pancar, mısır ve soya küspesi ile beslendiklerinden doğal ortamdaki balıklara göre yağ oranları fazla olmasına rağmen, bu yağ ağırlıklı olarak omega6 şeklindedir ve çok daha az miktarlarda omega3 içerirler.     

Balık allerjisi nedeniyle bebeklere balık tattırırken dikkatli olunmalı. 8-9. aylardan itibaren bebeklere balık denenebilir. Kabuklu deniz canlıları alerjik özellikleri ve keskin tatları nedeniyle daha geç (2-3 yaş gibi) başlanmalıdır. Balık allerjisi olan çocuklara balık yağı desteği verilebilir.

 

İlginizi çekebilir:
-balık yağı-omega3
-Krill oil
-bebeklere balık başlarken
-balık satın alınması, pişirilmesi ve saklanması

katID==108) { ?> Yukarıda yazılı olan tüm olaylar gerçekte yaşanmış olup, çocukların yaş ve cinsiyetleri ve olayın seyri hasta mahrumiyeti açısından anlatım sırasında değiştirilmiş olabilir.

Üye girişi

Şifre Beni Hatırla Şifremi Unuttum
Üye Ol

Reklam

Bu sitede yazılan herşey bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye niteliğindedir. İlaç, reçete ve tedavi yerine geçmez. Özellikle tıbbi durumlarda bebeğiniz/çocuğunuzu en iyi tanıyan, bebeğinizin gelişimini takip eden çocuk doktorunuza danışmanız önerilir.
Web Tasarım Artonomi Web Tasarım
Tarih: 24 Ağustos 2014 , Pazar | Okunma Sayısı: 1668 | Yazdır

Balık ve deniz ürünleri

Balık ve deniz ürünleri

BALIK ve DENİZ ÜRÜNLERİ
Balık ve diğer deniz canlıları et,süt, yumurta gibi biyolojik kalitesi yüksek besinlerdendir. Özellikle protein ve omega 3'ten zengindir. Protein miktarı balık türleri arasında büyük farklılık göstermezken, yağ miktarları arasında büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle balıkların enerji değerleri, bileşimlerinde bulunan yağ miktarına göre değişir.  Balığın yağ içeriği balık türüne, mevsime, beslenme özelliklerine, suyun tuz oranı gibi birçok faktöre bağlı olarak yüzde 1-14 gibi geniş bir aralıkta değişir. Yine de, balıklar aynı miktardaki sığır, domuz, koyun veya kümes hayvanlarının etleri ile karşılaştırıldığında genellikle daha az miktarda yağ içerdiğinden düşük yağlı besinler olarak kabul edilir. Orta yağlı 100 gram balık yaklaşık 18-20gr protein içerir ve 150 kaloridir. Demir, kalsiyum, iyot, fosfor, selenyum ve flor ve özellikle D vitamini kaynağıdır. C vitaminininden fakirdir.

Balıketinin diğer etlere göre daha az miktarda kollajen içermesi ve bağ dokusunun zayıf olması, kaslarının kısa olması, kolay pişmesini, pişirilince yumuşak olmasını ve kolayca dağılmasını sağlar. Böylece balıketi proteinleri sindirim enzimleri tarafından kolayca parçalanıp kolay emilir. Bu nedenle kırmızı eti sevmeyen, çiğneyemeyen çocuklarda balık tercih edilir.
Çocuk  ve erişkinlerin sağlıklı durumlarının devamı ve çocukların sinir sistemi  özellikle beyin ve göz gelişimlerinde omega3 çok önemlidir. Erişkinlerde ise kalp hastalıkları ve hipertansiyona karşı koruyucu kabul edilmektedir. Doğada en önemli omega 3kaynağı özellikle somon, palamut, uskumru, sardalya, hamsi gibi yağlı balıklardır. (Ve krill) 
Yıllık balık tüketimi dünyada ortalama 16 kilogram, Avrupa Birliğinde (AB) 22 kilogramdır. İzlanda'da bir kişinin yıllık su ürünleri tüketimi 90 kg’ı bulduğu, Japonya'da bir kişinin yılda ortalama kendi ağırlığı kadar su ürünü tüketttiği biliniyor. Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemde, kişi başı balık tüketimi yılda sadece 8 kilogramdır...Ama....Denizlerin kirlenmesiyle beraber balık ve deniz canlılarında da başta civa olmak üzere ağır metallerin birikimi ciddi potansiyel tehlikeleri de beraberinde getirmekte.
Özellikle fetus ve bebeklik dönemlerinde civanın sinir sistemi üzerine toksik etkileri bilindiğinden, hamile kadınlar, emziren kadınlar ve bebekler için balık tüketimi tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. 

http://en.m.wikipedia.org/wiki/Mercury_in_fish


-uzun süre yaşayan balıklarda civa ve diğer ağır metallerin depolanma olasılığı, kısa ömürlü balıklara göre daha fazladır
-civa özellikle yağlı dokuda biriktiğinde. yağlı balıklar daha büyük risk altında.
-AAP (Amerikan Pediatri Akademisi) köpek balığı, kılıç balığı, uskumru gibi büyük balıkları küçük balıkları tüketip vücutlarında civa biriktirdiklerinden dolayı hamillelerin ve hamile olma ihtimali olanların ya da hamilelik planlayanların ve bebeklerin tüketmesini önermiyor
-soğuk deniz balıkları daha yağlıdır ve omega 3içerikleri daha fazladır ama civa daha az içerirler.
Civa etkilerinden korunmak için:
-düşük civa içeren balıklar tercih edilmeli ( Türkiye denizlerindeki balıklarda civa oranları? )
-haftada 2'den fazla balık tüketilmemeli

Normalde balıklar omega3'ü denizlerdeki alg ve yosunlarla beslenerek elde ederler; oysa çiftlik balıkları pancar, mısır ve soya küspesi ile beslendiklerinden doğal ortamdaki balıklara göre yağ oranları fazla olmasına rağmen, bu yağ ağırlıklı olarak omega6 şeklindedir ve çok daha az miktarlarda omega3 içerirler.     

Balık allerjisi nedeniyle bebeklere balık tattırırken dikkatli olunmalı. 8-9. aylardan itibaren bebeklere balık denenebilir. Kabuklu deniz canlıları alerjik özellikleri ve keskin tatları nedeniyle daha geç (2-3 yaş gibi) başlanmalıdır. Balık allerjisi olan çocuklara balık yağı desteği verilebilir.

 

İlginizi çekebilir:
-balık yağı-omega3
-Krill oil
-bebeklere balık başlarken
-balık satın alınması, pişirilmesi ve saklanması