Tarih: 7 Ağustos 2014 , Perşembe | Okunma Sayısı: 20902 |

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

*sigara   
Gebelik ve emzirme dönemi, sigara içenlerin bırakması için iyi birer fırsat...Çoğu annede, bebeğine zarar verme endişesi ile suçluluk duygusuyla beliren sigara bırakma isteği bazılarında basarılı olur; ama gebeliğinde sigara içmiş annenin emzirme döneminde sigarayı bırakma ihtimali biraz daha azdır. Nikotin ve diğer tütün ürünleri anne sütüne belirli oranlarda gecer. Sigara içmek, süt yapımında azalmaya prolaktin hormonunda azalmaya, letdown azalmasına ve sütün erken kesilimesine neden olabilir.
Sigara içen annelerin bebeklerinde: 
-kolik, 
-ani bebek ölüm sendromu, 
-solunum yolu infeksiyonları (zatürre, astım, kulak infeksiyonu, sinuzit, krup) daha sık görülür 
-yararlı kolesterol olarak bilinen ve kalp, damar koruyucu etkisi olan HDL-kolesterol daha düşük saptanmıştır ve 
-ileri dönemde sigara içme olasılıkları daha fazladır.
Ne kadar az sigara, o kadar az yan etki...Bebeğinizin daha az zarar görmesi için emzirmeye yakın dönemlerde sigara içmeyin. Mutlaka içmek zorunda hissediyorsanız, bebek uyurken ya da bebeğinizi emzirdikten ve bakımını yaptıktan sonraki dönemleri tercih edin.

Emzirme döneminde sigara içen anneler için öneriler:
-Sigarayı mümkünse açık alanda(balkon, bahçe, dışarısı..) içmeli ve sigara içtikten  sonra kıyafetler degistirilmesi. 
-Sigara sonrasında ellerin yıkanması, ağız çalkalanması  önemli,
sadece 'ben dışarıda içiyorum, bebeğin yanında içmiyorum ki' yeterli değil, her nefesiniz sigara kokuyor, siz farketmesenizde... 
-Anne dışında bebek yanında bulunan kişiler(baba,bakıcı, dede) sigara içmesi durumunda da benzer şartlar sözkonusudur.
-Bebeğinizin yanında, odasında sigara içmeyin, içtirmeyin.

Sigara içiyorsanız bile emzirmeye devam edin, çünkü emziren anne sigara içse bile,bebeğin anne sütü alması, mama almasından daha iyidir.

Emzirme dönemini sigarayı bırakmak için bir fırsat olarak değerlendirin.

 

*alkol 
Metabolizması kişiden kişiye değiştiğinden alındıktan sonra yaklaşık 30-90 dakika sonra anne sütüne geçmeye başlar. Anne sütündeki alkol miktarı, içilen içkinin ne olduğuna, miktarına, alkol konsantrasyonuna, hangi yemeklerle beraber alındığına, annenin alkole dayanıklılığına, annenin kilo ve yağ oranına göre değişir. Anne kanından alkol uzaklaşmaya başladığında kabaca anne sütündeki miktar da azalıyor demektir. Uzmanlar 1kadeh şarap /bira sonrası 2-3 saat emzirilmemesini önermekte.  Emzirecekseniz, alkol almadan hemen önce/sonra emzirin. Alkol aldıktan sonraki sütü sağıp atmak iyi bir çözüm olabilir. Kendinize geldiğiniz, iyi hissettiğiniz andan itibaren bebeğinizi emzirebilirsiniz.
Bebek sadece anne sütü ile besleniyorsa alkolden etkilenme olasılığı daha fazla olacaktır. Mutlaka alkol almalıyım diyorsanız, alkol aldıktan sonraki dönem için önceden sağılmış anne sütlerini ya da mama kullanabilirsiniz.
Alkol aldıktan sonra bol su içmek, kandaki alkol oranını düşürüp, alkolün kandan daha hızlı temizlenmesini sağlayacaktır.
Alkolün aynı sigara gibi süt yapımını baskıladığını hatırlatalım.
Alkol almış annenin emzirirken uyuyakalmasına ya da sorumsuz davranışlarına bağlı bebek ölüm vakaları vardır.


*çikolata
Bazı anneler 'çikolatasız olmaz' diyorlar...Kafein içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmeli. Çok tüketildiğinde, emziren annede tokluk hissi yaratıp iyi beslenmesine engel olabilir.Allerji potansiyeli de olduğundan dikkatli tüketilmeli. Kafein içeriğini dert eden anneler, beyaz çikolata tercih edilebilir.

 

*kahve-çay
Kahve çay içerdikleri kafein (link) nedeniyle anne sütü alan bebeğinizi etkileyebilir.emziren annelerin günde 300mg'ın üzerinde kafein üzerinde tüketmemelerinde fayda var. Anne sütüyle bebeğe geçen kafein, bebeğinizin uykusunu bozabilir, huzursuzluk, devamlı kıpırdanma, rahat durmama durumu yapabilir. Bebek ne kadar küçükse, bu etkiler o kadar fazla görülür. Bazı hassas bebeklerde daha düşük dozlarda da bulgular çıkabilir. 3 aylıktan büyük bebekler kafeini daha kolay metabolize eder. Annenin kafein alımından 2 saat sonra anne sütünde maksimum konsantrasyona ulaşıyor. 
Sadece kahvede değil, çikolata, bazı gazli içecekler, enerji içecekleri, çay ve bazı ilaçların içinde de kafein var.
Anne 'mümkün değil kahve, çay içmeden olmaz ' diyorsa, aşağıdaki tablodan günde 300mg geçmeyecek şekilde düzenleme yapabilir. Fazla tüketilecekse decaf kahve tüketmek uygun olabilir.

100 gr bitter (acı) çikolatada 17-70 mg kafein,
100 gr sütlü çikolatada 12-21 mg kafein, 
Beyaz çikolatada kafein bulunmaz. 
1 espressoda (30ml) 45-95 mg,
1 türk kahvesinde 60mg,
250 ml sıcak çikolatada 3-13 mg kafein, 
250 ml normal filtre kahvede yaklaşık 100 mg,
250ml decaf kahvede 6-20mg,
250 ml çayda (3dak demlenmiş)  25-100mg,
250 ml içime hazır satılan ice tea içinde  5-40mg,
250 ml kolada 25 mg,
250 ml kanatlandıran enerji içeceğinde  80mg kafein  bulunur....
Gazoz türü içecekler ve maden sularında kafein bulunmaz...

Fazla çay tüketilmesi, içerdiği taninler nedeniyle demir emiliminde azalmaya ve annede demir eksikliği anemisine neden olabilir.

 

*Bitkisel çaylar
Doğada insanlar için yararlı ve zararlı, zehirli ve zehirsiz bir sürü bitki bulunur. Bir ilacın bitkisel olması onun her zaman güvenli olduğu anlamına gelmez. Ayrıca bitkisel bir ilaç birisi için tedavi edici olabilirken, başka biri için ölümcül olabilir.  Örneğin, kan sulandırmak için kullanılan bitkisel bir ilaç, damar tıkanıklığına iyi gelebilir ama kanama bozukluğu olan birisinde ölümcül kanamalara neden olabilir.  
Halk arasında maalesef sanki bitkisel olunca herşeye iyi geliyormuş gibi bir kanı var ve eğer bitki kaynaklı bir ilaçsa maksimum dozunun olmadığı, yan etkisinin olmadığı, dolayısıyla istediğimiz sürede ve miktarda  tüketebileceğimizi düşünüyoruz. 
Emzirme döneminde de bitkisel kaynaklı ilaçlar/içecekler kullanırken bilinçli davranmakta fayda var.

:) Emzirme döneminde güvenle tüketilebilenler:
-Ihlamur (linden tea),  
-Kuşburnu (rosehip)  
-Ekinezya(1bardaktan fazla olmamak şartıyla)
-Papatya(1bardaktan fazla olmamak şartıyla)
-Yaban mersini (cranberry) yaprağı çayı
-Rezene (özellikle gazlı bebeklerin anneleri için, 1bardaktan fazla olmamak şartıyla)

:) Anne sütünün arttırılmasını sağlayanlar: (bkn emziren annenin beslenmesi)
-Çemen otu(fenugreek)
-Stilltea
-Rezene (fennel)
-Milk thistle(boğa dikeni/meryemana dikeni)
-Isırgan(nettle)

:( Anne sütünün yapımını azaltanlar:
-Adaçayı
-Nane (mint)
-Maydanoz (parsley)
-Kekik (thyme)

Anason, süt arttırıcı ve gaz giderici özellikleri olmasına rağmen, hafif yüksek dozlarda bebekte uyuşukluk, emmeme, kusma yapabilir
Yeşil çay, az da olsa kafein içerdiğinden fazla önerilmez.

Her bitki her zaman herşeye iyi gelmez, yan etkileri olabilir. Bebeğinizde bir problem varsa, kullandığınız bitki çaylarını da gözden geçirin...

 

*tatlandırıcılar
Bazı anneler hem gebelik hem de emzirme döneminde, iyi beslenirken fazla kilo almak korkusuyla tatlandırıcıları güvenli bir sığınak olarak düşünüyor olabilirler; ama şekere alternatif bulmaktansa( link şeker yoksa ne var-şeker alternatifleri) diyette başta basit şekerler olmak üzere karbonhidrat ve yağların azaltılması daha iyi bir çözüm gibi görünüyor. Tatlandırıcılara kabaca bakacak olursak:
Aspartam, fenilketonüri(link) hastaları dışında güvenli olduğu söylenmekte.
Sukraloz, mide barsak sisteminden genellikle emilmez ve emilenler de idrarda değişmeden atılır, dolayısıyla anne sütüne geçmediği kabul edilir.
Sorbitol, şekersiz sakızlar ve diş macunlarında kullanılır, bazı meyvelerin yapısında da bulunduğundan güvenli kabul edilir.
Stevia hakkında çalışma yok, şüpheci yaklaşmakta fayda var.
Gebelik ve emzirme döneminde (bence) tatlandırıcı kullanmaktansa, ya az tatlı yemeyi deneyin ya da şeker alternatiflerine yönelin.... 


*baharatlar/ sarımsak
Bazı kültürlerde (hint, güneydoğu asya mutfağı...) baharatlar çok yaygın kullanılır; ama bu bölgelerde bebeklerle ilgili problemlerin sık görüldüğüne dair yayın yok. Çok abartmamak şartıyla emziren annenin diyetinde baharatlar (özellikle kimyon) kullanıılabilir, hatta annenin sarımsak tüketiminden sonra, bebeklerin anneyi daha iştahla emzirdikleri gösterilmiş.


*kuruyemişler/ kuru meyveler
Allerji potansiyeli yüksek olduğundan kuruyemişleri (özellikle yerfıstığı..) sınırlı tüketmekte fayda var. Tuzlanmış olanlardansa çiğ ya da tuzsuz olanları tercih edin. Mide yanması ve mide problemi olan anneler leblebi tüketebilir.
Kuruyemişlerin en yakın arkadaşları olan kuru meyveler süt yapımını da arttıracağından kuru meyveleri daha bol tüketmekte fayda var.

 

*inek sütü
Gazlı bebeklerin bir kısmında inek sütü allerjisi (link) olabilir. Annenin tükettiği süt ve süt ürünleri anne sütü aracılığıyla bebeğe geçer ve bebekte huzursuzluk, devamlı ağlama, gaz, kanlı dışkılama, karın ağrısı,kusma, kilo alamama gibi şikayetlere neden olabilir. Eğer gaz ilaçları, masaj ve kolikte kullanılan yöntemler(link) işe yaramıyorsa inek sütü allerjisi açısından bebeği değerlendirmekte fayda var. Genellikle annenin diyetinden süt, süt ürünlerinin(peynir, yoğurt, kefir, tereyağ, sütlü tatlılar ve bunları içeren her türlü gıda)  (+bazen dana eti de çıkartılmasını takiben 3-4 günde bebeğin şikayetleri geriler ve 1 hafta sonunda genellikle bebek rahatlamış olur. Bebekte inek sütü allerjisi varsa, annenin emzirdiği süre boyunca inek sütü tüketmemesi ve farklı kalsiyum kaynaklarını kullanarak kalsiyum desteği alması uygun olur.
İnek sütü allerjisinden farklı olarak bazı anneler inek sütü tükettikten sonra şişkinlik, gaz, hazımsızlık hissedebilir. Bunun için laktozsuz süt ya da laktaz enzim damlaları kullanabilirler.


*bal
Bebeklerin 1yaşından önce bal tüketmeleri önerilmez. Bal içinde bulunma ihtimali olan bakterileri annelerin mide asidi fazla olduğundan öldürebilir; ama bebekler öldüremez. Bal, mikropla bulaşmış bile olsa, toksin anne sütüne geçemez.
Bu nedenle emziren annenin bal tüketmesinde (bal güvenilir olduğu sürece) problem yoktur.

katID==108) { ?> Yukarıda yazılı olan tüm olaylar gerçekte yaşanmış olup, çocukların yaş ve cinsiyetleri ve olayın seyri hasta mahrumiyeti açısından anlatım sırasında değiştirilmiş olabilir.

Üye girişi

Şifre Beni Hatırla Şifremi Unuttum
Üye Ol

Reklam

Bu sitede yazılan herşey bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye niteliğindedir. İlaç, reçete ve tedavi yerine geçmez. Özellikle tıbbi durumlarda bebeğiniz/çocuğunuzu en iyi tanıyan, bebeğinizin gelişimini takip eden çocuk doktorunuza danışmanız önerilir.
Web Tasarım Artonomi Web Tasarım
Tarih: 7 Ağustos 2014 , Perşembe | Okunma Sayısı: 20902 | Yazdır

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

Emzirirken .....tüketebilir miyim?

*sigara   
Gebelik ve emzirme dönemi, sigara içenlerin bırakması için iyi birer fırsat...Çoğu annede, bebeğine zarar verme endişesi ile suçluluk duygusuyla beliren sigara bırakma isteği bazılarında basarılı olur; ama gebeliğinde sigara içmiş annenin emzirme döneminde sigarayı bırakma ihtimali biraz daha azdır. Nikotin ve diğer tütün ürünleri anne sütüne belirli oranlarda gecer. Sigara içmek, süt yapımında azalmaya prolaktin hormonunda azalmaya, letdown azalmasına ve sütün erken kesilimesine neden olabilir.
Sigara içen annelerin bebeklerinde: 
-kolik, 
-ani bebek ölüm sendromu, 
-solunum yolu infeksiyonları (zatürre, astım, kulak infeksiyonu, sinuzit, krup) daha sık görülür 
-yararlı kolesterol olarak bilinen ve kalp, damar koruyucu etkisi olan HDL-kolesterol daha düşük saptanmıştır ve 
-ileri dönemde sigara içme olasılıkları daha fazladır.
Ne kadar az sigara, o kadar az yan etki...Bebeğinizin daha az zarar görmesi için emzirmeye yakın dönemlerde sigara içmeyin. Mutlaka içmek zorunda hissediyorsanız, bebek uyurken ya da bebeğinizi emzirdikten ve bakımını yaptıktan sonraki dönemleri tercih edin.

Emzirme döneminde sigara içen anneler için öneriler:
-Sigarayı mümkünse açık alanda(balkon, bahçe, dışarısı..) içmeli ve sigara içtikten  sonra kıyafetler degistirilmesi. 
-Sigara sonrasında ellerin yıkanması, ağız çalkalanması  önemli,
sadece 'ben dışarıda içiyorum, bebeğin yanında içmiyorum ki' yeterli değil, her nefesiniz sigara kokuyor, siz farketmesenizde... 
-Anne dışında bebek yanında bulunan kişiler(baba,bakıcı, dede) sigara içmesi durumunda da benzer şartlar sözkonusudur.
-Bebeğinizin yanında, odasında sigara içmeyin, içtirmeyin.

Sigara içiyorsanız bile emzirmeye devam edin, çünkü emziren anne sigara içse bile,bebeğin anne sütü alması, mama almasından daha iyidir.

Emzirme dönemini sigarayı bırakmak için bir fırsat olarak değerlendirin.

 

*alkol 
Metabolizması kişiden kişiye değiştiğinden alındıktan sonra yaklaşık 30-90 dakika sonra anne sütüne geçmeye başlar. Anne sütündeki alkol miktarı, içilen içkinin ne olduğuna, miktarına, alkol konsantrasyonuna, hangi yemeklerle beraber alındığına, annenin alkole dayanıklılığına, annenin kilo ve yağ oranına göre değişir. Anne kanından alkol uzaklaşmaya başladığında kabaca anne sütündeki miktar da azalıyor demektir. Uzmanlar 1kadeh şarap /bira sonrası 2-3 saat emzirilmemesini önermekte.  Emzirecekseniz, alkol almadan hemen önce/sonra emzirin. Alkol aldıktan sonraki sütü sağıp atmak iyi bir çözüm olabilir. Kendinize geldiğiniz, iyi hissettiğiniz andan itibaren bebeğinizi emzirebilirsiniz.
Bebek sadece anne sütü ile besleniyorsa alkolden etkilenme olasılığı daha fazla olacaktır. Mutlaka alkol almalıyım diyorsanız, alkol aldıktan sonraki dönem için önceden sağılmış anne sütlerini ya da mama kullanabilirsiniz.
Alkol aldıktan sonra bol su içmek, kandaki alkol oranını düşürüp, alkolün kandan daha hızlı temizlenmesini sağlayacaktır.
Alkolün aynı sigara gibi süt yapımını baskıladığını hatırlatalım.
Alkol almış annenin emzirirken uyuyakalmasına ya da sorumsuz davranışlarına bağlı bebek ölüm vakaları vardır.


*çikolata
Bazı anneler 'çikolatasız olmaz' diyorlar...Kafein içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmeli. Çok tüketildiğinde, emziren annede tokluk hissi yaratıp iyi beslenmesine engel olabilir.Allerji potansiyeli de olduğundan dikkatli tüketilmeli. Kafein içeriğini dert eden anneler, beyaz çikolata tercih edilebilir.

 

*kahve-çay
Kahve çay içerdikleri kafein (link) nedeniyle anne sütü alan bebeğinizi etkileyebilir.emziren annelerin günde 300mg'ın üzerinde kafein üzerinde tüketmemelerinde fayda var. Anne sütüyle bebeğe geçen kafein, bebeğinizin uykusunu bozabilir, huzursuzluk, devamlı kıpırdanma, rahat durmama durumu yapabilir. Bebek ne kadar küçükse, bu etkiler o kadar fazla görülür. Bazı hassas bebeklerde daha düşük dozlarda da bulgular çıkabilir. 3 aylıktan büyük bebekler kafeini daha kolay metabolize eder. Annenin kafein alımından 2 saat sonra anne sütünde maksimum konsantrasyona ulaşıyor. 
Sadece kahvede değil, çikolata, bazı gazli içecekler, enerji içecekleri, çay ve bazı ilaçların içinde de kafein var.
Anne 'mümkün değil kahve, çay içmeden olmaz ' diyorsa, aşağıdaki tablodan günde 300mg geçmeyecek şekilde düzenleme yapabilir. Fazla tüketilecekse decaf kahve tüketmek uygun olabilir.

100 gr bitter (acı) çikolatada 17-70 mg kafein,
100 gr sütlü çikolatada 12-21 mg kafein, 
Beyaz çikolatada kafein bulunmaz. 
1 espressoda (30ml) 45-95 mg,
1 türk kahvesinde 60mg,
250 ml sıcak çikolatada 3-13 mg kafein, 
250 ml normal filtre kahvede yaklaşık 100 mg,
250ml decaf kahvede 6-20mg,
250 ml çayda (3dak demlenmiş)  25-100mg,
250 ml içime hazır satılan ice tea içinde  5-40mg,
250 ml kolada 25 mg,
250 ml kanatlandıran enerji içeceğinde  80mg kafein  bulunur....
Gazoz türü içecekler ve maden sularında kafein bulunmaz...

Fazla çay tüketilmesi, içerdiği taninler nedeniyle demir emiliminde azalmaya ve annede demir eksikliği anemisine neden olabilir.

 

*Bitkisel çaylar
Doğada insanlar için yararlı ve zararlı, zehirli ve zehirsiz bir sürü bitki bulunur. Bir ilacın bitkisel olması onun her zaman güvenli olduğu anlamına gelmez. Ayrıca bitkisel bir ilaç birisi için tedavi edici olabilirken, başka biri için ölümcül olabilir.  Örneğin, kan sulandırmak için kullanılan bitkisel bir ilaç, damar tıkanıklığına iyi gelebilir ama kanama bozukluğu olan birisinde ölümcül kanamalara neden olabilir.  
Halk arasında maalesef sanki bitkisel olunca herşeye iyi geliyormuş gibi bir kanı var ve eğer bitki kaynaklı bir ilaçsa maksimum dozunun olmadığı, yan etkisinin olmadığı, dolayısıyla istediğimiz sürede ve miktarda  tüketebileceğimizi düşünüyoruz. 
Emzirme döneminde de bitkisel kaynaklı ilaçlar/içecekler kullanırken bilinçli davranmakta fayda var.

:) Emzirme döneminde güvenle tüketilebilenler:
-Ihlamur (linden tea),  
-Kuşburnu (rosehip)  
-Ekinezya(1bardaktan fazla olmamak şartıyla)
-Papatya(1bardaktan fazla olmamak şartıyla)
-Yaban mersini (cranberry) yaprağı çayı
-Rezene (özellikle gazlı bebeklerin anneleri için, 1bardaktan fazla olmamak şartıyla)

:) Anne sütünün arttırılmasını sağlayanlar: (bkn emziren annenin beslenmesi)
-Çemen otu(fenugreek)
-Stilltea
-Rezene (fennel)
-Milk thistle(boğa dikeni/meryemana dikeni)
-Isırgan(nettle)

:( Anne sütünün yapımını azaltanlar:
-Adaçayı
-Nane (mint)
-Maydanoz (parsley)
-Kekik (thyme)

Anason, süt arttırıcı ve gaz giderici özellikleri olmasına rağmen, hafif yüksek dozlarda bebekte uyuşukluk, emmeme, kusma yapabilir
Yeşil çay, az da olsa kafein içerdiğinden fazla önerilmez.

Her bitki her zaman herşeye iyi gelmez, yan etkileri olabilir. Bebeğinizde bir problem varsa, kullandığınız bitki çaylarını da gözden geçirin...

 

*tatlandırıcılar
Bazı anneler hem gebelik hem de emzirme döneminde, iyi beslenirken fazla kilo almak korkusuyla tatlandırıcıları güvenli bir sığınak olarak düşünüyor olabilirler; ama şekere alternatif bulmaktansa( link şeker yoksa ne var-şeker alternatifleri) diyette başta basit şekerler olmak üzere karbonhidrat ve yağların azaltılması daha iyi bir çözüm gibi görünüyor. Tatlandırıcılara kabaca bakacak olursak:
Aspartam, fenilketonüri(link) hastaları dışında güvenli olduğu söylenmekte.
Sukraloz, mide barsak sisteminden genellikle emilmez ve emilenler de idrarda değişmeden atılır, dolayısıyla anne sütüne geçmediği kabul edilir.
Sorbitol, şekersiz sakızlar ve diş macunlarında kullanılır, bazı meyvelerin yapısında da bulunduğundan güvenli kabul edilir.
Stevia hakkında çalışma yok, şüpheci yaklaşmakta fayda var.
Gebelik ve emzirme döneminde (bence) tatlandırıcı kullanmaktansa, ya az tatlı yemeyi deneyin ya da şeker alternatiflerine yönelin.... 


*baharatlar/ sarımsak
Bazı kültürlerde (hint, güneydoğu asya mutfağı...) baharatlar çok yaygın kullanılır; ama bu bölgelerde bebeklerle ilgili problemlerin sık görüldüğüne dair yayın yok. Çok abartmamak şartıyla emziren annenin diyetinde baharatlar (özellikle kimyon) kullanıılabilir, hatta annenin sarımsak tüketiminden sonra, bebeklerin anneyi daha iştahla emzirdikleri gösterilmiş.


*kuruyemişler/ kuru meyveler
Allerji potansiyeli yüksek olduğundan kuruyemişleri (özellikle yerfıstığı..) sınırlı tüketmekte fayda var. Tuzlanmış olanlardansa çiğ ya da tuzsuz olanları tercih edin. Mide yanması ve mide problemi olan anneler leblebi tüketebilir.
Kuruyemişlerin en yakın arkadaşları olan kuru meyveler süt yapımını da arttıracağından kuru meyveleri daha bol tüketmekte fayda var.

 

*inek sütü
Gazlı bebeklerin bir kısmında inek sütü allerjisi (link) olabilir. Annenin tükettiği süt ve süt ürünleri anne sütü aracılığıyla bebeğe geçer ve bebekte huzursuzluk, devamlı ağlama, gaz, kanlı dışkılama, karın ağrısı,kusma, kilo alamama gibi şikayetlere neden olabilir. Eğer gaz ilaçları, masaj ve kolikte kullanılan yöntemler(link) işe yaramıyorsa inek sütü allerjisi açısından bebeği değerlendirmekte fayda var. Genellikle annenin diyetinden süt, süt ürünlerinin(peynir, yoğurt, kefir, tereyağ, sütlü tatlılar ve bunları içeren her türlü gıda)  (+bazen dana eti de çıkartılmasını takiben 3-4 günde bebeğin şikayetleri geriler ve 1 hafta sonunda genellikle bebek rahatlamış olur. Bebekte inek sütü allerjisi varsa, annenin emzirdiği süre boyunca inek sütü tüketmemesi ve farklı kalsiyum kaynaklarını kullanarak kalsiyum desteği alması uygun olur.
İnek sütü allerjisinden farklı olarak bazı anneler inek sütü tükettikten sonra şişkinlik, gaz, hazımsızlık hissedebilir. Bunun için laktozsuz süt ya da laktaz enzim damlaları kullanabilirler.


*bal
Bebeklerin 1yaşından önce bal tüketmeleri önerilmez. Bal içinde bulunma ihtimali olan bakterileri annelerin mide asidi fazla olduğundan öldürebilir; ama bebekler öldüremez. Bal, mikropla bulaşmış bile olsa, toksin anne sütüne geçemez.
Bu nedenle emziren annenin bal tüketmesinde (bal güvenilir olduğu sürece) problem yoktur.