Tarih: 23 Ekim 2014 , Perşembe | Okunma Sayısı: 853 |

Sütün başına gelenler

Sütün başına gelenler

Sütün başına gelenler


Homojenizasyon:
Doğal süt, su-yağ karışımıdır. Normalde inek sütünü beklettiğinizde üstte yağdan zengin kaymak-krema tabakası birikir. Eğer satın aldığınız süt homojenize edilmediyse sütü açtığınızda bu kaymak-krema tabakasını görürsünüz. Homojenizasyon işlemi, yüksek basınç altında yağ parçacıklarını daha da küçük hale getirerek suyla ayrılmaz halde birbirinin içine geçmesini sağlar. Bu işlemin kalp hastalıklarını arttırdığına dair yayınlar/söylemler varsa da kanıtlanmış bir sonuç yoktur. Besleyici değerde bir artış ve güvenlik açısından ekstra bir katkı sağlamadığından ve sadece doku ve görüntüyü ilgilendiren bir işlem olduğundan, imkan varsa homojenize edilmemiş süt tercih edilebilir.
Keçi sütü daha homojenize bir süt olduğundan bu işleme ihtiyaç duyulmaz.


Seperasyon (Ayırma)
Sütün içindeki yağın uzaklaştırılarak istenilen yağ oranına sahip süt elde edilmesidir. Tam yağlı süt genellikle %3,5 yağ içerir. Yarı yağlı sütler %2, yağsız sütler neredeyse hiç yağ içermez. Yağı istenilen ölçüde ayrılmış süt ya o haliyle ya da light sütlü ürünler yaratmak üzere işlemlere devam eder.


Pastörizasyon;
Süt ve süt ürünlerinin içinde hastalığa neden olma olasılığı olan escherichia, listeria, salmonella, yersinia brucella gibi patojenik bakterilerin öldürülmesidir. 72-75'C 'da 15-20 saniye sürer. 
Doğal sonucu olarak süt ve süt ürünlerinin raf ömrü uzamış olur; ama sütün içindeki bakterileri öldürürken sütün yapısındaki protein yapısını, enzimleri ve C vitamininin de  biyoyararlanımını değiştirdiği düşünülüyor.


UHT(ultra high temperature) 
Çok yüksek sıcaklıklarda çok kısa süreli (135-140'C da 3saniye) ısıl işleme tutulan süt içinde sadece zararlı mikroorganizmaların ölür. UHT, sütün raf ömrünü, besleyici değer ve tadını bozmadan uzatmaya yarar. UHT uygulanmış süt için buzdolabı gerekmez, bozulmasın diye de katkı maddesi eklenmez. Kapak açılmadıktan ve ambalaj bozulmadıktan sonra 4-6ay raf ömrü vardır.
Sadece süt için değil, krema, meyve suları, şarap, konserve yiyecekler ve et/tavuk suları da aynı işlemden geçer.


Fortifikasyon (ekleme ya da zenginleştirme)
Toplumda, eksikliği muhtemel vitamin ve minerallerin diğer besinlerin içine eklenerek, eksikliğin engellenmesi amaçlanır.
Fortifikasyon işlemi en sık sık süt- süt ürünleri, bebek mamaları, kahvaltılık gevreklere uygulanır. Süt ve süt ürünlerine D ve A vitamini, omega3;  bebek mamalarına ise D vitamini ve demir ile zenginleştirilir..

katID==108) { ?> Yukarıda yazılı olan tüm olaylar gerçekte yaşanmış olup, çocukların yaş ve cinsiyetleri ve olayın seyri hasta mahrumiyeti açısından anlatım sırasında değiştirilmiş olabilir.

Üye girişi

Şifre Beni Hatırla Şifremi Unuttum
Üye Ol

Reklam

Bu sitede yazılan herşey bilgilendirme amaçlıdır, tavsiye niteliğindedir. İlaç, reçete ve tedavi yerine geçmez. Özellikle tıbbi durumlarda bebeğiniz/çocuğunuzu en iyi tanıyan, bebeğinizin gelişimini takip eden çocuk doktorunuza danışmanız önerilir.
Web Tasarım Artonomi Web Tasarım
Tarih: 23 Ekim 2014 , Perşembe | Okunma Sayısı: 853 | Yazdır

Sütün başına gelenler

Sütün başına gelenler

Sütün başına gelenler


Homojenizasyon:
Doğal süt, su-yağ karışımıdır. Normalde inek sütünü beklettiğinizde üstte yağdan zengin kaymak-krema tabakası birikir. Eğer satın aldığınız süt homojenize edilmediyse sütü açtığınızda bu kaymak-krema tabakasını görürsünüz. Homojenizasyon işlemi, yüksek basınç altında yağ parçacıklarını daha da küçük hale getirerek suyla ayrılmaz halde birbirinin içine geçmesini sağlar. Bu işlemin kalp hastalıklarını arttırdığına dair yayınlar/söylemler varsa da kanıtlanmış bir sonuç yoktur. Besleyici değerde bir artış ve güvenlik açısından ekstra bir katkı sağlamadığından ve sadece doku ve görüntüyü ilgilendiren bir işlem olduğundan, imkan varsa homojenize edilmemiş süt tercih edilebilir.
Keçi sütü daha homojenize bir süt olduğundan bu işleme ihtiyaç duyulmaz.


Seperasyon (Ayırma)
Sütün içindeki yağın uzaklaştırılarak istenilen yağ oranına sahip süt elde edilmesidir. Tam yağlı süt genellikle %3,5 yağ içerir. Yarı yağlı sütler %2, yağsız sütler neredeyse hiç yağ içermez. Yağı istenilen ölçüde ayrılmış süt ya o haliyle ya da light sütlü ürünler yaratmak üzere işlemlere devam eder.


Pastörizasyon;
Süt ve süt ürünlerinin içinde hastalığa neden olma olasılığı olan escherichia, listeria, salmonella, yersinia brucella gibi patojenik bakterilerin öldürülmesidir. 72-75'C 'da 15-20 saniye sürer. 
Doğal sonucu olarak süt ve süt ürünlerinin raf ömrü uzamış olur; ama sütün içindeki bakterileri öldürürken sütün yapısındaki protein yapısını, enzimleri ve C vitamininin de  biyoyararlanımını değiştirdiği düşünülüyor.


UHT(ultra high temperature) 
Çok yüksek sıcaklıklarda çok kısa süreli (135-140'C da 3saniye) ısıl işleme tutulan süt içinde sadece zararlı mikroorganizmaların ölür. UHT, sütün raf ömrünü, besleyici değer ve tadını bozmadan uzatmaya yarar. UHT uygulanmış süt için buzdolabı gerekmez, bozulmasın diye de katkı maddesi eklenmez. Kapak açılmadıktan ve ambalaj bozulmadıktan sonra 4-6ay raf ömrü vardır.
Sadece süt için değil, krema, meyve suları, şarap, konserve yiyecekler ve et/tavuk suları da aynı işlemden geçer.


Fortifikasyon (ekleme ya da zenginleştirme)
Toplumda, eksikliği muhtemel vitamin ve minerallerin diğer besinlerin içine eklenerek, eksikliğin engellenmesi amaçlanır.
Fortifikasyon işlemi en sık sık süt- süt ürünleri, bebek mamaları, kahvaltılık gevreklere uygulanır. Süt ve süt ürünlerine D ve A vitamini, omega3;  bebek mamalarına ise D vitamini ve demir ile zenginleştirilir..